​Dünyanın Dijital Dönüşümü
​Dünyanın Dijital Dönüşümü
29 Mart 2020

Teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle hayatımızın neredeyse her alanında bir dönüşüm yaşanıyor. Hızla dijitale evrilen dünyada, rekabette avantaj sağlayabilmek için bu dönüşümden uzak kalınmaması bir zorunluluk haline geliyor. Dijital dönüşüm ile ilgili dünyada yapılan birçok araştırmaya göre; geleneksel metotlarla işleyişlerini sürdüren tüm oluşumların kısa vade içerisinde büyük hasarlar alacağı belirtiliyor.

Teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle hayatımızın neredeyse her alanında bir dönüşüm yaşanıyor. Hızla dijitale evrilen dünyada, rekabette avantaj sağlayabilmek için bu dönüşümden uzak kalınmaması bir zorunluluk haline geliyor. Dijital dönüşüm ile ilgili dünyada yapılan birçok araştırmaya göre; geleneksel metotlarla işleyişlerini sürdüren tüm oluşumların kısa vade içerisinde büyük hasarlar alacağı belirtiliyor.

Rakamlarla Dünyada Dijital Dönüşüm

1- Durağan ülkeler; İskandinav ülkeleri, Güney Kore, Avustralya, Kanada, ABD ve Almanya olarak sıralanıyor. Durağan ülkeler, başlarda dijital dönüşümde büyük ilerlemeler kaydedip sonrasında durağanlaşmaya başlayan ülkeler olarak nitelendiriliyor.

2- Öne çıkan ülkeler; Singapur, İngiltere, Yeni Zelanda, Birleşik Arap Emirlikleri, Estonya, Hong Kong, Japonya ve İsrail olarak belirtiliyor. Bu ülkeler ise dijital dönüşümde hızlı gelişim gösteren ülkeler olarak yer alıyor.

3- Riskli ülkeler; Güney Afrika, Peru, Mısır, Yunanistan ve Pakistan olarak sıralanıyor. Dijital gelişimi ve adaptasyonu oldukça zayıf kalan ülkeler olarak tanımlanıyor.

4- Kabuğunu kıran ülkeler arasında ise Çin, Malezya, Endonezya, Kenya, Filipinler, Rusya, Hindistan, Şili, Brezilya, Kolombiya, Meksika ve Türkiye yer almaktadır. Bu ülkeler, dijital gelişim anlamında geri kalmış ülkelere kıyasla dönüşüme çok daha hızlı adapte olan ve her geçen gün ivme kazanan ülkeler olarak nitelendiriliyor.

Norveç, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Güney Kore, Avustralya, Kanada, ABD ve Almanya’nın yer aldığı durağan ülkeler kategorisi, geçmiş yıllarda dijital dönüşüm alanında güçlü büyüme göstermiş ancak büyüme hızında yavaşlama gözlemlenmiş ülkeleri kapsıyor. Bu kategorideki ülkelerin dijitalleşmenin gerisinde kalmamaları için inovasyon yatırımlarına ara vermeden devam etmeleri gerektiği öneriliyor.

Dijitalleşme sürecinde öne çıkan ülkelerin ‘dijital elitler’ olarak nitelendirildiği ülkeler arasında yer alan BAE, Singapur ve Hong Kong’un küçük bir coğrafyaya sahip olmalarına rağmen uluslararası önemli ticaret merkezleri olarak konumlanmış olmaları sebebiyle dijitalleşmeye öncülük ettikleri vurgulanıyor. Bunun yanı sıra devlet politikalarındaki gelişmeler ve start-up sayılarının hızla artması, bu ülkelerin dijitalleşme süreçlerinin hızlanması için bir avantaj olarak gösteriliyor. Dolayısıyla girişimciliğin yaygınlaştığı bir ülkede dijital dönüşümün de bir o kadar yaygınlaşacağını söylemek yanlış olmaz.

Dijital dönüşümde geri kalmış olan Güney Afrika, Peru, Mısır, Yunanistan ve Pakistan gibi ülkelerin gerekli aksiyonları almamaları durumunda dijital dönüşüm rekabetinde oldukça alt seviyelerde kalacakları öngörülüyor. Raporda yer alan verilere göre; bu ülkelerin özellikle mobilde internet kullanımının yaygınlaştırılması yönünde bir strateji oluşturması gerekiyor.

Yayımlanan raporda aralarında Türkiye’nin de yer aldığı ‘kabuğunu kıranlar’ kategorisindeki ülkeler, dijital dönüşüm konusunda lider ülkelere göre geride kalsalar da hızla ilerleme kaydeden ülkelerdir. Bu nedenle yatırımcılar açısından bu ülkelerin oldukça stratejik bir konumda oldukları söylenebilir.

Türkiye Dünyadaki Dijital Dönüşümün Neresinde?

Norveç, Danimarka, İsveç, Finlandiya gibi İskandinav ülkelerinin yanı sıra İsviçre, Singapur, Güney Kore, İngiltere, Hong Kong ve Amerika’nın ilk 10 sırada yer aldığı Dijital Dönüşüm Endeksi’ne göre; Türkiye dijital dönüşümünü hedef odaklı şekilde belirli bir düzen içerisinde gerçekleştiriyor. Dolayısıyla yatırımcıların dikkatini çeken ülkeler arasında yer aldığımızı söyleyebiliriz.

Dijital Dönüşümün Bir Bileşeni Olarak: e-Dönüşüm

Dijital dönüşümün öne çıkan bileşenlerinden biri olan e-Dönüşüm; şirketlerin, devlet kurumlarının ve birçok yapılanmanın verimlilik, ekosistemi koruma ve tasarruf gibi kazanımlarla operasyonel iş süreçlerini elektronik ortama taşıması olarak tanımlanabilir.

Son yıllarda Türkiye’nin benimsediği bazı politikalar da elektronik dönüşümü destekler niteliktedir. e-Dönüşüm yolunda atılan en büyük adımlardan biri olarak e-Devlet uygulaması gösterilebilir. Bugün, birçok Türk vatandaşının önceleri temin etmek için fazlasıyla çaba sarf etmesi gereken birçok evrak ve gerçekleştirmek için çeşitli kurumlara müracaat etmesi gereken birçok işlem artık e-Devlet üzerinden çok kısa bir süre içerisinde kolayca tamamlanabiliyor. e-Devlet uygulamasının yanı sıra, e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Defter uygulamalarında devletin özel sektör için belirlediği yükümlülüklerin de e-Dönüşüm süreçlerini hızlandırma ve yaygınlaştırma stratejilerini destekler nitelikte olduğu söylenebilir. Tüm bu uygulamalar düşünüldüğünde e-Dönüşüm’de ciddi ivme kazanan bir ülke olarak dünyaya örnek olmaya devam ediyoruz.